|
MAKALELER
|
|
HER İŞİN BAŞI SAĞLIK
Sağlığın ne kadar önemli olduğunu bilmeyen var mıdır acaba .? Hemen hepimiz sağlığın çok önemli olduğunu biliriz, konuşuruz,söyleriz.
Peki ama madem sağlık bu kadar önemli de, neden en fazla onu umursamıyoruz.?
Arabamızı her yıl muayeneden geçiriyoruz da .. neden kendimizi her yıl muayeneden geçirmiyoruz..illa hasta olmayı, hem de kendi imkanlarımızla halledilemez bir şekilde hasta olmayı bekliyoruz... Pek çok hastalığımızın teşhisini kendi kendimize koyarız , veya çevremizdeki arkadaşlarımızın yada eczane kalfalarının bilgilerine teslim olur ve tedaviyi de bu şekilde olmaya çalışırız.
Doktora gelen her hastada böyle bir hikaye mevcuttur..20 yıllık meslek hayatım boyunca hemen pek çok hastamdan bu hikayeleri dinlemişimdir."Eczacı şu ilaçları verdi" , yada "arkadaşımda bunu kullanmış ona iyi gelmiş ama bana iyi gelmedi" ,"şimdi, biz bozduk, sen düzelt doktor bey"...gibi ifadelerle sık karşılaşmışımdır.
Yukarıda bahsettiğim konu ,hemen her gün karşılaştığımız , hemen hepimizin yaptığı sıradan basit bir konudur. Kendi çok bilmişliğimizin neden olduğu cehaletin bir sonucudur bu...Bu cehaletin baş mimarı ve destekçi itici kuvveti "bişiy olmaz aaabi" cümlesidir...bu cümleyi sık sık duyarız... trafikte...okulda.. işte...sağlıkta...hemen her yapılan yanlışın başında önce bu cümleyi duyarız...Takside giderken, taksi sürücüsünü veya herhangi hata yapan bir sürücüyü uyardığınızda,veya herhangi bir yanlış yapanı ikaz ettiğinizde , hep aynı çok bilmiş bir sırıtışla beraber "boş ver aabi , bişiy olmaaaazz." cümlesini duyarsınız...
Yada hiç kimse olmasa da, yapayalnız bir durumdaysak ve yanlışı yapan bizsek , biz önce kendi içimizden gelen uyarıya, "dur.! Yanlış yapıyorsun..yapma" uyarısına karşı , kendi kendimize önce "ammaan,boşver, birazda yanlış yapalım bişiy olmaaaz" diyerek , bu cümleden aldığımız itici kuvvetle hataları bile bile yaparız...
Şöyle bir düşünün hemen fark edersiniz ki hepimiz hataları bilerek ve isteyerek yapıyoruz.Hırsız, yakalanana kadar çok akıllıdır, çok bilmiştir,çok uyanıktır.İnce ince planlar ve çalışmalar yapar . Önce kendi kendini doğru yaptığına inandırır.Yakalanmazsa kendini dünyanın en akıllı en kurnaz insanı olarak görmeye devam eder.Ama yakalanınca da ,hemen yalvarmaya kıvrılmaya başlar. "bir cahillik yaptık aabi" der durur.. Ama her zaman yatığının yanlış olduğunu ve yakalanabileceğini bilir ama hiç aklına getirmek istemez..
İşte hata yapanlarda "boş ver aabi" derken hata yaptıklarını vede bu hatadan dolayı kötü sonuçlar doğabileceğini bilirler..Ama hiçbir zaman kötü sonuçla karşılaşmak istemezler...O zaman yapılana, hata demek biraz hafif kalmıyor mu.?..Hata, bilmeden yapılan yanlışlar dır...Ama az önce gördük ki her insan yaptığı yanlış davranışı maalesef bilerek yapmaktadır..Demek ki yanlışlar bilinçli olarak yapılmakta, kişi önce kendini bu yanlışa kandırmakta, sonrada çevresine yaymaya , onlardan da destekçi aramaya , onları da yanlışa ortak etmeye çalışmaktadır...
Cehaletin kötü olduğunu bilir,ama okumak için çaba sarf etmez..çevresine de "okuycan da nolcak , sen boş ver" diyerek, okumanın faydasız olduğunu anlatır durur...
Pisliğin zararlı olduğunu bilir, ama temizliğin yanına yanaşmaz,çevresine de "birazda mikrop bulunsun boş ver, çok titiz olmayacaksın" der durur..
Alkolün,sigaranın,uyuşturucunun zararlı olduğunu bilir,ama vazgeçmez,çevresine de kendince faydalarını anlatır durur.."boş ver aabi sen bakma onlara, yak bi cigara" der durur...
İşte bu yaptığı yayınlar sonucu çevresine de hep kendisi gibi kişileri toplayarak bir müddet sonra tüm çevresini aynı kendisi gibi, kendisine benzer tür kişilerce sarar...Artık kurtulmak istese de, bu sefer etrafına topladığı çevresi onu bırakmaz...kişi sürekli hatalarının içinde çırpınmaya başlar..Kendini kurtaramazsa, daha önceleri isteyerek çevresine topladığı kişilerin üzerindeki baskılarını kaldıramazsa...Bir müddet sonrada boğulur...
Tabi bunun zıddı da mevcuttur...
Cehaletin kötü olduğunu bilir, önce kendini eğitmeye,okumaya çabalar,çevresine de okumanın faydalarını anlatmaya çalışır..
Pisliğin zararlarını bilir ve pislikten korunmaya çalışır.çevresine de sürekli temizliği tavsiye eder.
Alkol ,sigara,uyuşturucu, gibi maddelerin zararlı olduğunu bilir ve onlardan ve de onları kullananlardan uzak durur..Çevresinde de bu tür maddelerin kullanılmasını istemez.
Etrafında da hep cehalete karşı, okuyan,temizliğine ve bakımına özen gösteren,zararlı olanı bile bile yapmaktan zevk almayan, cahillerden olmayan bir topluluk oluşturur...
Evet bu gün ki yazımızda, gördük ki seçim bizim elimizde,önemli olan ne olmak istediğimize karar vermektir..Karar verdikten sonra , safımızı belli ettikten sonra o safta yerimizi alırız.Çevremizi de aynı kendimize benzer kişilerle doldururuz..Önemli olan bizim kararımızdır..Ve her zaman cehaleti,pisliği,kötü davranışları ve alışkanlıkları bırakmak bizim elimizdedir .
Yanlış bırakılmadan doğruya , kötü bırakılmadan iyiye,çirkin bırakılmadan güzele,pislik bırakılmadan temizliğe kavuşmak,cehalet terk edilmeden ilime kavuşmak imkansızdır. Terk ettikten sonra da her gün durumunuzu muhafaza edebilmek için çaba sarf etmek gerekmektedir..
Tabi, doğru terk edilince yanlışa,iyi terk edilince kötüye,güzellik terk edilince çirkinliğe,temizlik terk edilince pisliğe, ilim terk edilince de cehalete direkt geçiş mevcuttur. Burada terk etmek yeterlidir, kötülük,çirkinlik,pislik, cehalet kendiliğinden gelir..
Cehalet bir kapıdan girerse , ilim 40 kapıdan kaçar..
Hastalıklarımızı terk etmedikçe sağlığımıza kavuşamayız..Toplumsal hastalıklarımızı da tedavi etmeden sağlıklı bir topluma sahip olamayız..Sağlıksız bir toplum, bizimde sağlığımızı kötü yönde etkiler...Sağlığımıza yönelik kötü tehditlere karşı çalışmalar yapmazsak,tehditleri hafife alırsak ,eninde sonunda bize de bulaşırlar ve o hastalıkların pençesine düşeriz...
Hastalıklar gelmeden sağlığımızın kıymetini bilelim.
Boş vermeden, doğruları yapmaya çalışan,cehaletten uzak dostlarla dolu,temiz ,güzel,sağlıklı günler dilerim..
|
|
FELAKETİ BEKLEMEYE GEREK YOK,
İÇİNDE YÜZÜYORUZ ZATEN
Sigaranın insan sağlığı üzerindeki olumsuz etkilerini burada anlatmaya gerek yok . Anlatmaya kalksak her halde sigaranın yaptığı her bir kötülük için ayrı ayrı pek çok kitap yazılabilir ve yazılmıştır..Bu amaçla yapılmış ciltlerce tıbbi yayın mevcuttur. Zaten sigaranın sağlığımıza yaptığı kötü etkileri sigara üreticileri paketlerin içine koydukları kağıtçıklarda uzun uzun anlatmaktalar. Ayrıca hemen kime sorsanız size zararlarını sektirmeden sayabilmektedir.
Bu güne kadar sigarayı içipte zararını bilmeyen birine rastlayamazsınız. Kime de zararlarından bahsetmeye kalksanız, karşı tarafça'' biliyoruz ,sen bana anlatma onları'' gibi ifadelerle susturulursunuz.
Sigaranın insan sağlığı üzerindeki çok ciddi hatta ölümcül etkileri,tüm dünyada yapılan, bilimsel pek çok çalışmayla kesin olarak kanıtlanmıştır. Üretici firmalarda bu etkileri kabul etmiştir. İçen kişiler de bu etkileri bildiklerini ifade etmektedir. Dünya sağlık örgütü sigarayı en önemli sağlık sorunu olarak belirtmiştir.
Her insan özgür iradesiyle kendine istediği kötülüğü yapabilir, ama hiçbir insan toplum sağlığını bozacak , kendinden başka fertleri olumsuz etkiyebilecek davranışlarda bulunamaz.
Sigarayı içenler genellikle kendi özgürlüklerinden bahsederken, bir yandan da içtikleri sigara nedeniyle kendilerine,ailelerine,topluma ve sonuçta ülkemize çok büyük maddi ve manevi kayıplara neden olmaktadırlar.
''Benim zararım sadece kendime,bana karışamazsınız'' yalanını söyleyen içiciler:
1-Çevrelerindeki içmeyen kişilerinde sağlıklarını ciddi bir şekilde kötü etkilemektedirler. Tüm açık yada kapalı mekanlarda pis dumanlarını herkesin suratına düşüncesizce üflerler.Bulundukları ortamı pis dumanları nedeniyle yaşanamaz hale getirirler. Sanki çevrelerindeki herkes onların pis kokularını çekmeye mecburmuş gibi.
2-Evlerinde içtikleri sigara nedeniyle çocuklarına kötü muamele yapmaktadırlar. (Maalesef çocuğunu döven anne-baba toplumca kınanırken,çocuğunu astım bronşit eden,veya lösemi olmasına neden olan,hamileyken dahi sigara içen anne-baba kınanmamakta,normal karşılanmaktadır).
3-Sosyo ekonomik ve kültürel seviye düştükçe sigara tüketimi artmaktadır. Bağımlılık iddiasındaki ebeveyn gıdaya harcaması gereken parayla sigarayı tercih etmektedir. Bunun sonucunda bu gibi ailelerde çocukların alması gereken gıdaların yerini,sigaranın pis ve zehirli dumanı almaktadır(sigara içmelerinden dolayı oluşan doğumsal hastalıklar ve doğduktan sonra oluşabilecek olan hastalıklar yetmezmiş gibi) . Sonuçta sigara içen bir anne-baba ,sağlıksız nesillerin yetişmesine neden olmaktadır
4-Sigara içen kişilerde görülen erken yaşta ölümler nedeniyle , çocuklar küçük yaşta öksüz, yetim kalmakta,eğitimden,gıdadan, şefkatten yoksun bir nesil yetişmektedir.
5-Sigara içenler sadece kendi ailesindeki çocuklara değil , toplum içindeki pek çok çocuğumuza da kötü örnek olmakta, çocuklarımızın sigaraya özenmesine neden olmaktadırlar. Anne ve babası sigara içmeyen çocuklar da maalesef bu gibi kişileri örnek alabilmektedir. Hatta bazı içenler çocuklara sigara ikram etmek suretiyle onları özendirerek, içmelerini teşvik etmektedirler.
6-Sigara içen anne ve babalar çocuklarına , ''çocuklar sigara içmez'' diyerek , sigarayı çocuklarının gözünde bir büyüklük simgesi olarak yücelterek,en kısa zamanda büyüme arzusunda olan çocukların,(büyüdüklerin ispat için en kolay yol olarak gördükleri) sigaraya başlamalarına neden olmaktadırlar.
7-Sigara , uyuşturucuya başlamakta en önemli ilk basamağı oluşturmaktadır.Bu nedenle sigara içen bir kişi çevresindeki gençlerin sadece sigara bağımlısı değil , belki de ileride, bir sonraki basamak olan, uyuşturucu bağımlısı olmalarına neden olmaktadır.
8-Sigara içen kişiler sık hastalandıkları ve az bir eforla çabuk yoruldukları için çalışma kapasiteleri düşmektedir.Düşük verimle çalışmaları ve ciddi sağlık giderleri nedeniyle ekonomimize çok ciddi yük getirmektedirler.
9-Sigara içen doktor,öğretmen,mühendis, avukat...gibi, ciddi maddi harcamalarla yetiştirilmiş , yetişkin fertlerin erken yaşta ölmesi nedeniyle, toplum masraf edip yetiştirdiği fertlerini erken yaşta kaybetmekte,yirmi sene okuttuğu fertlerinden yeterli verimi alamamaktadır.Bu da toplum için ciddi bir kayıptır.
10-Sigara içen kişilerin sigara yüzünden çıkardıkları yangınlar, tüm yangınların %46 sını oluşturmakta,bu da ülkemize yıllık yaklaşık 25 milyar dolar zarara mal olmaktadır.
11-Ortalama 20 milyon insanımızın içtiği sigara nedeniyle ,her gün 20 milyon dolardan daha fazla paramız ,izmarit,duman ve kül haline dönüşmekte,bu kayıp yılda7-8 milyar dolarları aşmaktadır.
12-Sigaranın neden olduğu hastalıklar nedeniyle her yıl 100 000 den fazla insanımız ölmekte, pek çok insanımız da sigaranın neden olduğu hastalıkların pençesinde ölümü beklemektedir.
13-Sigaranın neden olduğu hastalıklar nedeniyle hastanelerdeki yataklar dolmakta,neredeyse sigara içmeyen hastalara hizmet verilemez duruma gelinmektedir.Koroner By-pass ameliyatlarında kuyruklar,onkoloji (kanser) merkezlerinde kuyruklar,göğüs hastalıkları hastanelerinde kuyruklar,üroloji merkezlerinde kuyruklar,tüp bebek merkezlerinde kuyruklar meydana gelmektedir
14-Sigaranın neden olduğu tüm bu hastalıklara yapılan harcamalar, ülke ekonomizi sarsan, hesaplanamayacak boyutlardadır.
İşte biz bir felaketle karşı karşıyayız. Bu felaketten kurtulmak için hepimiz el birliği ile çalışmalıyız. Sigara içenler halen ''zararım sadece kendime size ne?'' yalanını devam ettirmekteler. Tabii bu güne kadar hiçbir sigara içicisi neden olduğu zararları cebinden ödemeye yanaşmamıştır. Sigara içmesinden dolayı meydana gelen zararı tüm topluma ödetmiştir. Ülkemizdeki sosyal yardım kurumları(SSK-BAĞKUR-EMEKLİ SANDIĞI) sağlık giderleri nedeniyle kriz üstüne kriz yaşamaktadır. Bu felaketten kurtulmak için hepimiz üzerimize düşeni yapmalıyız.Hepinize duman teröründen uzak, açık ve kapalı yerlerde rahatça gezilebilen sağlıklı günler dilerim.
DR.A.Selman ÇATALGİL
|
|
|
|
|
|
|
|